ASALA-marsilya-operasyonu-bölüm1-ilk-kan

Marsilya Operasyonu – Bölüm 1 – “İlk Kan”

ASALA yani tam adı Ermenistan’ın Kurtuluşu için Ermeni Gizli Örgütü. 1975 yılında, Lübnan’da yaşanan İç Savaşı sırasında Beyrut’ta kuruldu. Örgüt kuruluşunu 20 Ocak 1975’te Beyrut’ta bulunan Dünya Kiliseler Konseyi’nin Bürosuna yaptığı bombalı saldırı ile duyurdu. ASALA ideoloji bakımından Marksist-Leninist bir anlayışa sahiptir. ASALA bir yandan silahlı eylemler gerçekleştirmiş diğer bir yandan da yayın organları aracılığıyla propagandalar yapmıştır. Örgüt ideolojisine yakınlık gösteren ülkelerle ilişkiler kurarak örgüt için kamuoyu oluşturmuştur. Bunun dışında propaganda için birçok dergi çıkaran örgüt “Lübnanlı Ermenilerin Sesi” adıyla radyo yayını yapmıştır.

ASALA kuruluş amacı bağımsız bir Ermenistan Devleti kurmak, sözde Ermeni soykırımını Türkiye’ye soykırım olarak kabul ettirmek ve tazminat ödenmesini sağlamak. Kısacası Ermenilerin, Büyük Ermenistan’ı kurma hayalini gerçekleştirmek için uygulamaya koyduğu “4T” olarak nitelendirilen planı gerçekleştirmek. Bunlar; Tanıtım, Tanınma, Tazminat ve Toprak talebi şeklindedir.

Bir Çizgi Dizi Efsanesi: Samuray Jack

Tek bir lider yerine birkaç lider tarafından yönetilen örgütte kararlar ortak alınmıştır. Örgütün asıl kurucusu ve lideri ise Agop Agopyan takma adını kullanan Harutyun Tokaşyan’dır.  Tokaşyan, Agop Agopyan takma adının yanında Mihran Mihranian, Vahram Vahramian, Iran Irmian gibi takma adlarını da kullanmıştır. Liderler kendi güvenlikleri için bunun gibi birçok takma isimler kullanmışlardır. Agopyan dışında James Karnusyan ve Kevork Acemyan örgütün kurucuları arasında yer almaktadır.

ASALA örgütünün kurucusu Agop Agopyan

Her örgüt gibi ASALA’da mücadelesini devam ettirebilmek yiyecek, giyecek barınma, silah mühimmat gibi ihtiyaçlarını karşılamak için birçok mali kaynak bulmaya çalışmıştır. Bu mali kaynakları da haraç, soygun, uyuşturucu kaçakçılığı gibi kaynaklar oluşturmaktadır. Bunların yanında Suriye, Libya, Yunanistan, Fransa ve İran örgüte doğrudan veya dolaylı yardımda bulunmuştur. Ermeni diasporasından da örgüte para toplanmıştır. Para vermeyenlerin evleri de kundaklanmıştır.

ASALA, terör eylemlerini gerçekleştirebilmek ve varlığını devam ettirebilmek için Avrupalı devletlerle ilişkiler kurmuştur. Bu devletler arasında Fransa, Ermeni diasporasının en yoğun olduğu ülkelerden biridir. Fransa devleti ülke çıkarlarını koruyabilmek için ASALA’ya destek vermiştir. Fransa ASALA’nın dünya genelinde gerçekleştirdiği 205 saldırının 48’inin gerçekleştirdiği ülkedir. Başkenti Paris’te 5 Türk diplomat Ermeni teröristler tarafından şehit edilmiştir. Bunlar Fransa’nın ASALA’ya verdiği desteğin en büyük kanıtıdır. Yunanistan’da Kıbrıs Barış Hareketı sonucu dünya kamuoyunda kaybettiği itibar nedeni ile Türkiye karşıtı ittifakta yer almıştır. Özellikle Lübnan’ın İsrail tarafından işgalinden sonra ASALA üyeleri Atina, Şam ve Lefkoşa’ya yerleşmiştir. Hatta militanlar Kıbrıs Rum Konsolosluğunda saklanmış örgütün silah ve mühimmatı Cyprus Airlines aracılığıyla Avrupa’ya taşınmıştır. Yunan medyası ASALA eylemlerini meşru bir mücadele olarak kabul etmiştir. Ayrıca Suriye’de Türkiye ile ilişkilerinin inişli çıkışlı olması nedeniyle ASALA’ya silah, mühimmat, pasaport ve eğitim desteği sağlamıştır. Militanlar Suriye istihbaratından bizzat eğitim almıştır.

ASALA İlk Kanı Döküyor

Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık bir milyona yakın Ermeni nüfusunun bulunması ve bu güçlü Ermeni diasporasının ABD’de ASALA’nın kamuoyu oluşturmasında etkili olmuştur. Hatta ABD Ermenilere desteğini göstermek için birçok eyaletinde Ermeni Soykırım Anıtı dikmiştir. Sözde Ermeni soykırımı hakkında Türkiye lehine açıklama Prof. Dr. Bernard Lewis ve Prof. Dr. Stanford Shaw hükümetinde verdiği destekle Ermeni diasporası tarafından protesto edilmiştir.

Şehit edilen diplomatlarımız Mehmet Baydar ve Bahadır Demir

22 Ocak 1973 günü Los Angeles Başkonsolosumuz Mehmet Baydar ve yardımcısı Bahadır Demir, Gourgen Mıgırdıç Yanıkyan adlı bir Ermeni’nin Biltmore otelindeki yemek çağrısına katılmak üzere yola çıktıklarında, Türk diplomatlara karşı başlayacak cinayetler zincirinin ilk kurbanları olacaklarını hiç kuşkusuz bilmiyorlardı. Yanıkyan, 77 yaşında Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde Doğu Anadolu’da faaliyet gösteren Ermeni komitecilerden biriydi. Tek amacı Türklerden intikam almaktı. Baydar ve Demir, Biltmore Oteline geldiklerinde, Yanıkyan’ın tabancasından çıkan kurşunların kurbanı oldular. Suikastın kurbanları Mehmet Baydar, hastaneye götürülürken şehit düşerken, yardımcısı Bahadır Demir ise kaldırıldığı St. Francis Hastanesinde hayatını kaybetmiştir. Demir’in başından toplam 5 kurşun çıkarılmıştır. Artık ilk kan dökülmüştü.

Devam Edecek…

“Amerika’da iki diplomatımız öldürüldü

(Toplam 64 kez ziyaret edildi, 1 ziyaret bugün)
İnternet sitesi https://politikkalem.com
Yazı oluşturuldu 35

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.