Bir Aklanma Aracı Olarak Futbol

Futbol kuşkusuz dünyanın en çok takip edilen ve en büyük izleyici, taraftar kitlesine sahip spor dalı. Artık her ülkenin futbol ligi, en küçüğünden en büyüğüne her yerleşim yerinin bir futbol kulübü bulunmakta. Günümüzde futbol ayrıca, günlük hayatta insanların, üzerinde sohbet ettiği konulardan biri haline de gelmiş durumda. İnsanların çoğu en az bir futbol kulübünü tutmakta veya bir kulübe kendini yakın hissetmekte. Kısaca futbol hayatımızın bir vazgeçilmezi haline geldi.

Şirketleşen Futbol

Ancak futbol küreselleşen dünya ile birlikte insanların eğlendiği bir spor dalı olmaktan çok, büyük paraların döndüğü bir ticari alana dönüştü. Futbol kulüpleri de birer şirket haline geldi. Özellikle son yıllarda Amerika, Çin ve Arap liglerine yoğun bir sermaye harcandı. Bu büyük paraların cazibesine kapılan birçok ünlü futbolcuda bu liglerin yolunu tuttu. Firmalar futbol kulüplerine sponsor oluyor, yıldız futbolcular yüksek rakamlarla transfer ediliyor, ünlü iş adamları birer futbol kulübü satın alıyor. Bunun en yakın örneği EFL Championship’te (2.lig) mücadele eden Hull City’yi 25 milyon Euro’ya satın alan Acun Ilıcalı.

Şuan İngiltere Premier Lig’de yer alan 20 kulüpten 16’sı yabancı sermaye tarafından yönetilmekte. Bunların çoğunluğu Amerika, Uzak Doğu ve Arap sermayelerin elinde. Yabancı sermayelerin Premier Lig’den futbol kulübü satin almasının en önemli nedeni her geçen gün artan yayın gelirleri. Ayrıca dünya’nın en zengin 30 futbol kulübü arasında yaklaşık 10 tane İngiltere kulübü yer alıyor. Şuan dünyanın en pahalı dört futbol kulübünün üçünün sahibi Arap zenginlerine ait. Bunlar 400 milyar dolar değerindeki Newcastle United’ın sahibi Suudi Prens Muhammed Bin Selman, 260 milyar dolar değerindeki Paris Saint Germain’in sahibi Katar iş adamı Nasır El-Halifi ve 25 milyar dolar değerindeki Manchester City’nin sahibi Şeyh Mansur.

En Zengin Kulüp Sahipleri Kaynak: sspor

Roman Abramoviç

Aslında Premier Lige ilgi Rus milyarder Ramon Abramoviç’in 2003 yılında Chelsea’yi satın alması ile başladı. Sonrasın Abramoviç’in Chelsea’ye yaptığı yatırımlar meyvelerini vermeye başladı. 50 yıldır şampiyon olamayan kulüp, satılmasından sadece 2 yıl sonra şampiyon oldu. Didier Drogba, Andrey Shevchenko, Eden Hazard gibi yıldız futbolcuları da kadrosuna katan Chelsea sonraki yıllarda 2 Şampiyonlar Ligi, 5 Premier Ligi olmak üzere toplam 20 kupa kazandılar. Abramoviç’in Rusya Devlet Başkanı Putin ile yakın ilişki olması Rusya – İngiltere arasında yeni yatırımların açılmasını sağladı. Ancak yakın zamanda başlayan Rusya – Ukrayna savaşı nedeniyle Abramoviç Chelsea’yi satışa çıkarmış durumda.

Benzer bir örneği 2008 yılında, pek tanınmayan bir isim olan, Birleşik Arap Emirlikleri’nde politikacı olan Şeyh Mansur’un Manchester City’ı satın alması verilebilir. Şeyh Mansur kulübü satın aldıktan sonra dünya ’da tanınan bir isim oldu. Bir zamanlar ligden bile düşen Manchester City, devredildikten kısa bir süre sonra FA Cup (The Football Association Challenge Cup) ve ardından 44 yıl sonra, 2010 – 2011 sezonunda ligde de şampiyonluğa ulaştı. 13 yıllık Şeyh Mansur yönetiminde City toplam 5 kez şampiyon oldu. Bunula birlikte Etihad ile Manchester City arasında stat isim sponsorluğu imzalanmasıyla, Etihad Hava Yolları’nın değeri artmıştı.

Peki Neden Servet Sahipleri Futbol Kulübü Satın Alıyor?

Servet sahiplerinin futbol kulübü satın alması birçok nedene bağlanabilir. Örneğin servet sahipleri bir kulüp satın alarak sahip olduğu şirketlerinin tanıtımını yapıp büyütmeyi planlamakta. Para kazanmanın yanında uluslararası itibar, ego, siyaset gibi nedenlerde sayılabilir. Bunların dışında diğer bir nedende kendini aklamada nedenlerin içerisinde yar alabilir. Adı birçok kirli işe karışmış birçok iş adamı veya servet sahibi, kendini bu olaylardan aklamak ve dünyaya kendini şirin göstermek için spor alanına yönelerek kulüp satın almakta. Taraftar için ise kulübün zengin bir başkana satılması yeni transferler, yeni tesisler, yeni stat ve kazanılacak başarılar anlamına gelmekte. Zaten Newcastle United taraftarları da resmi açıklama yapıldıktan sonra, St. James Park’ta kulübün satılışını Suudi Arabistan bayrakları açarak kutlamıştı.

Bir önceki yazımız için tıklayınız

2 Ekim 2018’de İstanbul’daki Suudi Arabistan konsolosluğunda canice öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetini azmettirmesiyle suçlanan Prens Selman’ın, 14 yıldır Mike Ashley yönetimindeki Newcastle United’ı, 300 milyon sterlin (480 milyon dolar) gibi rekor bedelle satın aldı. Ancak satılışın ardından gazete manşetlerine ‘Bu satışla birlikte sadece kulüp değil aynı zamanda İngiltere’nin ahlakı da satılmıştır’ başlıkları atıldı. Bu satış İngiltere’yi ayağa kaldırdı. Premier Lig CEO ’sununda dahil olduğu toplantıda 18 kulüp Newcastle’ın sponsorluk anlaşmalarının engellenmesi yönünde oy kullandı. Prens Selman’ın büyük bir kulüp satın alarak itibarını aklayacağı düşünülüyor. Yapılacak yıldız futbolcular, yeni yapılacak tesisler ve bunun sonucunda gelecek başarıların bu olayı örteceği iddia ediliyor.  

Time Dergisi Cemal Kaşıkçı’yı “yılın kişisi” seçmişti

Newscatle’ın gelecek sezon transferler için yüklü bir miktar para harcayacağı futbol dünyasında merakla beklenen bir konu.

(Toplam 150 kez ziyaret edildi, 1 ziyaret bugün)
İnternet sitesi https://politikkalem.com
Yazı oluşturuldu 35

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.