mete-han-ve-yavuz-sultan-seliml

Taht Savaşları: Mete Han ve Yavuz Sultan Selim

Tarih tekerrürden ibarettir.

Mehmet Akif Ersoy

Maceraları, yaşadıkları zaman, coğrafyası farklı ama kaderleri aynı. Döneminin ülkelerinin hükümdarları. İki büyük Türk hakanın iktidar için giriştikleri mücadele. Tarihin sanki tekerrür etmiş hali. Biri Büyük Hun Hükümdarı Mete Han, diğeri Osmanlı Devletinin 9. Padişahı Yavuz Sultan Selim Han. Bu iki Türk hanın iktidar için babalarına karşı gerçekleştirdiği mücadeleyi göreceğiz.

Mete Han ve Teoman Han

Mete Han

Büyük Hun İmparatorluğunun tarihte bilinen ilk hükümdarı Tuman (Teoman)’dır. Tuman Tanhu hükümdarlığının sonlarına doğru çok sevdiği eşlerinden birinin etkisinde kalmaya başladı. Bu Tuman’ın büyük oğlu Mete’nin (Motun’un) üvey anası idi ve veliahtlığa kendi oğlunu getirmek, Tuman Tanhu’dan sonra tahtta onu çıkarmak istiyordu. Bu törelere aykırı idi.

Çünkü Mete Han’ın üvey annesi Çinliydi. Çinli kadından olan çocuk tahta geçemezdi. Bu sebeple üvey annesi Mete Han’ın babasını doldurdu ve Mete’yi komşu kavim olan Yüeçiler’e (Yuezhi) rehin olarak gönderdi.

Mete rehin bulunduğu bir sıra Tuman ansızın onlara saldırdı. Bu sebeple Yüeçiler Mete’yi öldürmek istediler; oysa o iyi bir at aldı ve memleketine kaçtı.

Mete, babasının kendisine kurduğu komplodan başarıyla kurtulmuş, babasının kendisinden kurtulmak istediğini anlamıştı. Tuman ise oğlunun başarısını takdir etmiş hem de aralarında yaşananları unutturmak için Mete’ye on bin Asker’den oluşan bir birlik verdi. Tuman hamlesini kullanmış fakat başarılı olamamıştı. Şimdi tarih hamle sırasını Mete’ye vermişti. Mete ise bu hamlesini iyi kullanacak babasına bir devlet darbesi yapacak ve kendisini Hun hükümdarı ilan edecek.

Islıklı Ok

Mete, (hedefe giderken) ıslık çıkaran ve pek çok konar-göçer kavmin kullandığı çavuş okunu icat etmişti. Atlı-okçu birliğinin eğitimi sırasında kendisi bu oku nereye atarsa, erlerin de hep birlikte o maddeyi vurmaları gerektiğini emretti. Bunu yapmayanın başını kesecekti. Avda ıslık çıkaran ok nereye atılırsa orayı vurmayan kimsenin başı hemen gövdesinden ayrılacaktı. Bizzat Mete, ıslık çıkaran okunu değerli atlarından birinin vücuduna attı ve bu anda maiyetinden okunu atmaya cesaret edemeyenleri idam ettirdi. Bir süre sonra Mete, av sırasında ıslık çıkaran oku ile babasının değerli atını vurduğu zaman maiyeti istinasız hep birlikte aynı hedefe ok attı.

Bu durum üzerine Mete, maiyetine tamamen güvenebileceğini öğrendi. Sonra o, babası ile ava gitti ve hun hükümdarı olan babasına ıslık çıkaran oku attı. Bütün maiyeti de aynı istikamete nişan aldı ve Hun hükümdarı öldürüldü. Sonra Mete üvey annesi ve kardeşlerini öldürdü ve kendini Hun hükümdarı ilan etti. Yukarıda Çin kaynaklarında anlatılan hikâyeye göre Mete kendisine verilen askerleri önce eğitmiş, sonra askerleriyle babasını bir av sırasında öldürerek devlet darbesiyle tahtta çıktı.

Hunlar en parlak dönemini Mete Han zamanında yaşadı. Mete Hun ordusuna uzun yıllar kullanılacak olan onlu sistemini (onluk, yüzlük, binlik ve on binlik) uyguladı. Onbaşı yüzbaşı binbaşı ve tümen başı deyimleri bu düzenleme sonucu ortaya çıkmıştır. Öyle ki günümüzde Kara Kuvvetleri Komutanlığının kuruluş tarihi olarak Mete Han’ın tahta çıkış tarihi olan M.Ö. 209 tarihi kullanılmaktadır.

Yavuz Sultan Selim Han ve II. Beyazid

II. Beyazıd

II. Beyazid Han’ın yaşının ilerlemesi, rahatsızlığı, önlenemeyen Safevi İsyanları ve devlet işleriyle bizzat ilginlemeyip vezirlerine terk etmesi şehzadeleri arasında taht için mücadelenin ortaya çıkmasına yol açmıştı. Sultan II. Beyazid’in sağlığında tam 8 oğlu dünyaya gelmişti. Bunlar Korkud, Abdullah, Ahmed, Şehinşah, Selim, Mahmud, Alemşah ve Mehmed isimlerini taşıyorlardı. Beyazid Han’ın 1512 Nisan’ındaki ani vefatı sırasında ise oğullarından yalnızca 46 yaşındaki Ahmed, 45 yaşındaki Korkud ve en küçükleri olan ve o sırada yeni tahta geçmiş bulunan 42 yaşındaki Selim hayatta bulunuyorlardı ki, Selim kısa bir süre önce tahta çıkmıştı. Diğer şehzadeler daha önce çeşitli sebeplerle hayatlarını kaybetmişlerdi.

Sultan II. Beyazid’ in hayatta olan dört oğullarından Şehzade Ahmed Amasya’da, Şehzade Korkud Manisa’da, Şehzade Selim ise Trabzon’da, Şehzade Şehinşah ise Konya’da valilik yapmaktaydı. Şehzade Şehinşah’ın aniden ölmesiyle varislerden biri ortadan kalkmıştı.

Şehzade Ahmed oğullarının en büyüğü idi. Beyazid’in ona karşı hususi bir teveccühü vardı. Tabiaten yumuşak huylu ve uysal olan Şehzade Ahmed’i vezirlerde tutuyor, yeri ve sırası geldikçe padişahın yanında kendisini methediyorlardı. Çok cömert ve adil oluşu, idare ettiği bölgede halkın da kendisine hususi bir teveccüh göstermesine yol açmıştı. Babasının yanı sıra devlet adamlarının ve Veziriazam Hadım Ali Paşa’nın da ona taraftar oluşu, Şehzade Ahmed’de muhakkak tahta çıkacağı şeklinde bir intiba meydana getirmişti.

Dedesi Fatih’in ölümü sırasında on sekiz gün müddetle saltanat süren Korkud ise kısa süre içerisinde yeniçerilerin ulufelerini artırarak gönüllerini kazanmıştı. 1491 yılında Saruhan sancağına tayin edilen Korkud, Midilli’nin geri alınmasında mühim rol oynamıştı. Akdeniz’de faaliyet gösteren Barbaros kardeşler ve diğer Türk denizcilerini destekliyordu. İlim ve marifette üstündü. Şehzade Korkud 1502’de Ahmed’in telkini ile Saruhan’dan Antalya’ya nakledildi. Böylece hem merkezden uzaklaştırılmış hem de Kızılbaşlıların en yoğun faaliyetlerde bulunduğu bir sancağa gönderilmişti. Bu duruma son derece üzülen Şehzade, yeniden Saruhan sancağına tayinini istedi ise de reddolundu.

Bir ara Korkud hacca gitme bahanesiyle maiyetini ‘de alarak Mısır’a gitti. Memluk Sultanı Kansu Gavri kendisini hürmetle karşılamış ancak Mısır’da kalmasını uygun bulmadı. Fatih döneminde su yolları ve Cem Sultan olayından dolayı arası bozuk olan iki devlet arasında yeni bir anlaşmazlıktan çekiniyordu. Bunun üzerine Korkud babasına mektup yazarak özür diledi ve bir yıl Mısır’da kalan Şehzade Antalya’ya geri döndü.

Trabzon Sancak Beyi Şehzade Selim

II. Beyazid Han’ın oğullarının en küçüğü Selim ise Trabzon sancakbeyliğinde bulunuyordu. Karakter bakımından kardeşi Korkud ile tam bir tezat teşkil eden Selim, babasının uzun zamandan beri bozuk giden devlet işlerinden müteessir olarak saltanatı Şehzade Ahmed’e terk edeceğini işitince, mücadeleye atılmaktan sakınca görmedi. Ayrıca hanedan içinde bir “veraset-i saltanat” kanunu olmadığından tahta geçecek şehzade, Fatih Kanunnamesi ‘ne dayanarak diğer kardeşleri öldürtebilecekti. Bu durum onun kardeşlerinin hareketini yakından kontrol etmesini gerektiriyordu.

Ancak Selim sancağının merkeze uzaklığı ve ulaşımının güçlüğü dolaysıyla gerek kardeşlerinden gerekse İstanbul’dan rahat haber alma imkânından mahrumdu. Oğlu Süleyman ise Ahmed’in müdahalesi ile Bolu’dan Kefe’ye nakledilmişti. Bu itibarla o da, muhtemelen ret cevabının vereceğini bildiğinden izin alma gereği duymadan sancağını terk ederek Kefe’de bulunan Oğlu Süleyman’ın yanına çekildi. Selim babasının “Trabzon’a geri dön” emrini de dinlemedi. Bu sırada II. Beyazid, Selim’e karşı şiddet göstermeden önce, şiddetli uyarılarda ve nasihatte bulunmak üzere Molla Nurettin Sarıgürz’ü (Nurettin veya Hamza) kendisine gönderdi. Ancak bunun bir yararı olmadı.

Selimin Kefe’ye gitmedeki amacı, kayınpederi Kırım Hanı Mengli Giray’ın desteğini almaktı. Ancak Mengli Giray’ın Selim’e desteğinden rahatsız olan Şehzade Ahmed Kırım Hanı’na mektup gönderdi ve Selim’e yardımdan vazgeçmesini istedi. Fakat Kırım Hanı bu uyarıya kulak asmadı.

Yavuz Sultan Selim

Şehzade Selim kayınpederinin desteği ve sağladığı kuvvetle Kırım’dan Rumeli’ye geçti. Selim’in Rumeli’ye geçtiği haberi İstanbul’a ulaşınca Selim’in üzerine asker gönderilmesi gündeme geldi. Selim ise bunu üzerine, babası tarafından gönderilen elçilere Rumeli’ye geliş sebebinin babasının elini öpüp, saygısını göstermek olduğunu söyledi. Rumeli’ye gelen Selim’in istediği olmuş, sancağı Trabzon’a dönmemiş ve çatışmanın sona ermesi için de kendisine Vidin ve Semendire sancakları verildi. Ayrıyeten veliaht olacağı düşünülen Şehzde Ahmed’in de veliaht yapılmayacağı sözünü de aldı.

Bu olaylar yaşanırken Şahkulu adında bir Şii Türkmen Şehzade Korkut’un Manisa’ya hareket etmesini fırsat bilerek ayaklanmıştı. Ayaklanmayı bastırmak için Veziriazam Hadım Ali Paşa ve Şehzade Ahmed görevlendirildi. Gökçay civarında yapılan vuruşmada Kızılbaşlar dağıtılmış, Şahkulu’da öldürülmüştü. Fakat bu vuruşma sırasında Hadım Ali Paşa’da şehit olmuştu. Vuruşma sonrası Şehzade Ahmed Şahkulu’nun dağılan kuvvetlerini takip etmek yerine Manisa’ya döndü. Bu yüzden Şehzade Ahmed yeniçerilerin desteğini kaybetti.

Kendisine veliahtlık verilmeyen Şehzade Selim emrindeki kuvvetlerle Edirne’ye doğru harekete geçti. Şehzade Selim ve II.Beyazıd’ın orduları Çorlu’da karşılaştılar. İki ordunun giriştiği savaş sonucu Şehzade Selim’in ordusu bozguna uğradı. Savaşta yenilen Şehzade Selim bindiği bir at ile kaçmış, Akyalı Limanın da hazır beklettiği bir gemiye binerek kayınpederinin yanına Kırım’a geri döndü.

Selim Tahtta Çıkıyor

Selim’i mağlup eden II.Beyazıd Veliaht Ahmed’i İstanbul’a çağırdı. II.Beyazıd tahttan çekilecek yerini ona bırakacaktı. Fakat yeniçeriler Selim’in tarafını tutuyordu, Şehzade Ahmed’in İstanbul’a geleceğini duyan yeniçeriler Şehzade Ahmet’in yolunu kestiler ve İstanbul’a girmesin izin vermediler. Bu gelişime üzerine Şehzade Ahmed Konya’ya giderek kendi sultanlığını ilan etti. Ahmed’in kendini Konya’da kendini sultan ilan etmesi, Kızılbaşlıların bu taht mücadeleleri sırasında artan faaliyetleri sonucu Sultan II. Beyazıd son çare olarak, ordunun desteğini alan Şehzade Selim’i İstanbul’a çağırdı. İstanbul’a gelen Şehzade Selim 24 Nisan 1512 günü Osmanlı’nın 9. Padişahı olarak tahtta çıktı.

Kaynak

Refik Özdek, Türklerin Altın Kitabı Cilt 1, Tercüman

Wikipedia

Sinan Yağmur, 16 Türk Devleti, Hayykitap

Çığır Doğu Zorlu, Türk Devletleri Tarihi, Kamer Yayınları

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Kayı III Haremeyn Hizmetinde, Timaş Yayınları

Mustafa Armağan, Yavuz Sultan Selim Han, Timaş Yayınları

Mehmet Işık, Osmanlı Tarihi, Yediveren Yayınları

J. Von Hammer, Osmanlı Tarihi, Kamer Yayınları

Son yazımız için tıklayınız

(Toplam 583 kez ziyaret edildi, 1 ziyaret bugün)
İnternet sitesi https://politikkalem.com
Yazı oluşturuldu 35

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.